Kanada’da kültür ve sosyal akış
Kanada’da ilk hissedilen şey, çok kültürlülüğün teori değil pratik oluşudur.
Kanada’da ilk hissedilen şey, çok kültürlülüğün teori değil pratik oluşudur. Resmî newcomer hizmetleri bu ülkeyi, iş, konut, sağlık, dil ve yerleşme desteğini birlikte sunan bir göç ülkesi olarak anlatıyor. Bu sadece kamu dili değil; günlük hayatta da başka aksan duymak, farklı mutfakların yan yana bulunması ve göçmen geçmişinin görünür olması olağan. Türk okur için bu rahatlatıcıdır; “farklı görünmek” tek başına sorun yaratmaz.
Ama Kanada’nın sosyal rahatlığı, plansızlığa tolerans olduğu anlamına gelmez. Özellikle kış iklimi kuvvetli şehirlerde gündelik hayat ciddi hazırlık ister; konut, ulaşım ve sağlık kartı meselelerini “orada bakarız” diye bırakmak yorucu olabilir. Bu ülkede nazik iletişim, sıra kültürü, yazılı netlik ve hafif resmiyet iyi çalışır. İyi haber şu: insanlar genellikle yardımcı olmaya açıktır; kötü haber şu: sistemi sizin yerinize kimse kurmaz.
Topluluk hayatı da burada önemli bir köprü. Kanada hükümetinin diaspora dağılımı verisiyle Türk-Kanada derneklerinin görünürlüğü birlikte okunduğunda, özellikle Toronto, Montreal ve Vancouver’da kültürel bağ kurmanın kolay olduğu görülüyor. En iyi Kanada senaryosu bence şu: Türk ağını başlangıç yastığı olarak kullan, ama İngilizce/French ve yerel kurum ilişkilerini hızla kur. Kanada buna çok iyi cevap verir.
